Kemoterapi Günlüğüm

 “Mutluluk ancak ve ancak unutmanın uçurumlarında. Unutan iyileşir.“ demiş Nietzsche. Vallahi unutuluyor. 

Son günlerde lenf ödemli kolumun ağrıları artınca telefonumla olan ilişkime dahi mesafe koydum. Elimi daha az kullanmak adına bilgisayara dadanınca mazi kabak gibi ortaya çıktı. Fotoğraf arşivinden ulaştığım şu fotoğrafa bakıp üzülecekken yazdıklarımı görüp, kahkaha attım. 

Nisan 2017 Haydaaa…. Tam da alışmış olmam gerekirken başa sardık iyi mi? Şimdi nereden çıktı bu ağlamaklar?  Bugün kemoterapide 6. kürümdü. Her zamanki gibi sabahın 7:30’unda kan tahlili ile kan değerlerimin düşüp düşmediğine bakıldı. Çıkan sonuçlara göre kemoterapiye aldılar. Onkoloğum her zamanki gibi laboratuvarla görüşüp, tahlil sonuçlarımı öne çekti. Buna rağmen saat 10 olmasına rağmen kemoterapiye giremedim. Başlı  başına psikolojimi alt üst eden bu işlem için biraz daha beklemek sinir kat sayımı artırmaya yetti. İçeriye girip de hemşiremi göremeyince daha da gerildim. Meğer Vildan hemşire babasını kaybetmiş, apar topar memleketine gitmek zorunda kalmış. Üzüldüm. Kendisinin yerine refakat edecek erkek hemşire sürece vakıf olmadığı için içeriye girmem uzamış.

Bugünkü hemşireye yaklaşımımı görünce anladım ki, ben degisiklikere uyum sağlamada cok da iyi değilim, bir bebek gibi rutinimi seviyorum. Her yaptığını denetleme ihtiyacı duydum. Haddini aşan cümleler kurmama rağmen beni cok güzel idare etti. Hatta bir ara bana takılan serumları kontrol ettim. Serumların ambalajlarını farklı görünce; İsim etiketlerini okuyup, yanlış hastanınkileri bana takmıyorsunuz değil mi? diye bile sordum. Sonra defalarca yanıma çağırıp canım cok yanıyor, yanlış giden bir şey mi var? Koltuğumu yatırır mısın? Ve daha bir suru can sıkıcı şey söyledim. Ben uyurken o başımda  doktorumun çizdiği düzen doğrultusunda güvenli bir şekilde kemoterapimi sonlandırmaya çalışıyordu. Teşekkür ederim. Oysa Vildan hemşire olsa yaptığı hiçbir seyi sorgulamayacak, teslim olacaktım ancak saatler sonra öğrenecektim ki beyefendi hastanede hemşirelerin amiriymiş. Bu işin en kıdemlisi, işine en vakıf olan, en iyisini bilen. Ehh ne diyeyim Şenay bravo. Kemoterapi günlüğümü okudunuz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s