Herkes Kendi Kapısının Önünü Süpürse Dünya Mükemmel Bir Yer Olur!

image1 (45)

2 yıl kadar önce Emir’i okula kendim bıraktığım dönemlerde bir üst sınıfta okuyan başka bir Emir’i tanıma fırsatım oldu. Her sabah aynı saatlerde okula giriş yapıyorduk. Servisten inip; kalabalığı büyük bir öfkeyle yarıyor, önüne gelene vuruyor, itiyor, merdivendeki çocukları çantalarından tutup; aşağı doğru çekiştiriyordu. Hayır yani çocuklardan biri düşse felç kalmayacağını kimse garanti edemez. Öyle ciddi, ölümcül şakalardan bahsediyorum. Her seferinde yaptığının ne kadar tehlikeli olduğunu söylüyordum. Varlığım o kadar umrunda değildi ki, beni duymuyormuş gibi davranıyordu. Yine çocukları merdivende çekiştirdiği bir gün dayanamadım kızdım. “Hangi sınıfta okuyorsun sen? Adın ne senin? Öğretmeninle konuşacağım!” dedim. Çocuk bu tarz söylemlere o kadar alışmış ki, söylediklerimi umursamadan okula girdi. Peşinden başka bir çocuk gelip; “Abla bu hep böyle! Öğretmenimiz de bıktı, sürekli evine gidip ailesiyle de görüşüyor ama değişen bir şey yok” dedi. İsmi Emir’miş, annesi başka bir adamla kaçmış, babası da evlenip kendine yeni bir hayat kurunca bizim Emir babaanneyle yaşamaya başlamış. Allah’ım ne kadar acı!😱10 yaşındasın ve annen baban seni istemiyor!😢 Bilip bilmeden çocuğa kızdığım için kendimi o kadar kötü hissettim ki, eve girmemle gözyaşlarına boğulmam bir oldu.
O gece Emir’i düşünmekten uyuyamadım. Artık Emir’in hikayesini biliyordum, kayıtsız kalamazdım. Ertesi gün okula gidip rehber öğretmenle görüşmek istedim, ancak yerinde yoktu. Okul aile birliğine inip; Emir’den ve bastıramadığı o kocaman öfkesinden bahsettim. Eğer biz bugün bu çocuğu kazanamazsak, yarının potansiyel suçlusu olur. Onun sevgiye ihtiyacı var, ben ona annelik yapmaya hazırım” dedim. Zaten oğlum Emir’le sosyal bir hayatımız vardı. Emir için fazladan bir bilet alacaktım. Bizimle tiyatroya, sinemaya gelecek hatta isterse bana anne diyebilecekti. Okul aile birliği konuyu müdür beyle ve rehber öğretmenle konuşup bana geri dönüş yapacağını söyledi. Ertesi gün okul aile birliğine tekrar uğradığımda bunun mümkün olamayacağını öğrendim. Okul zaten Emir’den haberdarmış ve rehberlik birimi de kendisini takipteymiş. Zaten bu olayın üzerinden çok geçmeden kanser olduğumu öğrendim ve iyi ki reddetmişler dedim. Yoğun tedavi planının içinde bir kere de ben onu terk etmiş gibi olacaktım. Emir için çok büyük bir yıkım olacaktı.

Anlatıyorum çünkü Özgecan Aslan olayını hatırlayın istiyorum. Özgecan düzgün bir aile yapısına sahip, iyi yetiştirilmiş bir çocuktu. Parçalanmış bir ailede sorunlu bir babayla yetişmiş bir çocuk tarafından hayatına son verildi. Yani aslında bizim çocuğumuzla aynı şartlara sahip olamayan başka çocuğa sahip çıktığımızda, ona kendini iyi ve değerli hissettirdiğimizde bunu sadece o çocuk için değil kendi çocuğumuz için de yapmış olacağız. Şairin dediği gibi; herkes kendi kapısının önünü süpürse dünya mükemmel bir yer olur. Neden her şeyi devletten ya da başkalarından bekliyoruz? Bu amaca hizmet eden dernekler var. Mesela İHH var, yemedim yedirdim projesi var. Ki mükemmel bir oluşum. Ondan daha sonra ayrıca bahsedeceğim. Yediğimizin önümüzde yemediğimizin arkamızda olduğu böylesi bir bolluk döneminde birilerinin açlıktan ölmesi insanlık dışı değil mi? Allah aşkına Yemen’de çocuklar açlıktan ölürken gerçekten rahat uyuyabiliyor musunuz? Kendi elit muhitimizde yardıma ihtiyaç duyabilecek potansiyelde aileler görmüyoruz diye bu durumu yok sayamayız. Senin yardımlarınla bu ailelere destek olabilecek bir sürü oluşum var. Hadi bugün bir çocuğu mutlu edelim,😍 çok güzel olmaz mı?🤗🤗

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s