Nasıl Kanser Oldum?

image1 (20)

Ne zaman işler kontrolümden çıksa hemen iç sesim devreye giriyor… Daha önce üstesinden geldiğim ne varsa kendime anlatıp, duruyorum. Çünkü biliyorum kendimi ikna edemezsem kaybedeceğim. Şu süreçte beni ayakta tutan, belki de en büyük motivasyon kaynağım kabus gibi geçen hamileliğim. O kötü günlerden medet umuyor olmama şaşırıyorum ama o süreçte aştığım zorluklar mücadeleci ruhuma olan inancımı kuvvetlendiriyor. Çok büyük ihtimalle bebeğin erken doğacak dediler, tam zamanında doğdu. Acil müdahale edebilmemiz için seni hastaneye yatırabiliriz dediler. Tüm hamileliğimi evimde dinlenerek geçirdim. Doğum esnasında kan kaybından ölebilirsin yüksek risk grubundasın dediler, ölmedim. Tüm bu olanlar bana yine yapabilirsin dedirtiyor. Çünkü doğum bitip de beklenen kötü senaryoların hiçbiri gerçekleşmeyince,  doktorum bana dönüp; “bu senin başarın” demişti. Söylediği her şeyi harfiyen uygulamış, bebeğimi riske atacak her durumdan kaçınmıştım. Şimdi yeniden niye olmasın diyorum. Neden olmasın?
Sonunda doktorumun istediği tahlili verdim. 2 Aydır ayağım gitmiyordu. Belki duyacaklarımdan korkuyorum. Bilmiyorum. Bu tahlille hastalığımdaki genetik faktörlerin rolünü belirlemeye çalışıyorlar. Doktorum çıkacak sonuca göre; 3 organımı daha almayı teklif etti. “Sendeki kötü bir tür bizim daha agresif savaşmamız gerekiyor. O bize saldırmadan biz ona saldıralım, kanserin önünü keselim” dedi.  Sonuçlar 4 ay sonra çıkacak.
Biliyor musunuz?  tahlil sonucu ne derse desin bence kanser;  duygusal kaynaklı bir çeşit üzüntü hastalığı. Yani kanseri benim beynim üretti diyorum. Hamileliğimde beni riskli gebelik grubuna sokan şey de o dönemde yaşadığım hamilelik depresyonuydu. Normal şartlarda benim yaş gurubumda %1 ihtimal dahi değilken hayatımdan oluyordum. Ülkenin en iyi perinatoloji uzmanı doğumuma girmiş, ameliyat sonrasında eşime; Şenay’ı zor kurtardım demişti. Artık nasıl bir beyin gücüm varsa yaşadığım her üzüntü bana hastalık olarak döndü. Yakın çevrem bilir, üzüldüğümde hasta oluyorum derdim ama önemsememiş olmalılar ki yapacaklarından geri durmadılar. Şimdi kaç kişi çıkıp ben seni hiç üzmedim diyebilir? Aklımdan bir an olsun çıkmıyor. Bu hastalığın kırılma noktası neydi? Hangi üzüntü sonunda kanser başladı? Kim başlattı? Beni hasta eden sebebi bulmak, bu sebeple yüzleşmek zorundayım. Özür dileyin bence, benden özür dileyin. Az önce Canım Sevcan’la konuşurken bana okuduğu kitabın bir sayfasını gönderdi. Aynen şöyle yazıyor;
Tüm sinir sisteminin yöneticisiydi beyin, vücutta ne olursa beynin haberi olurdu, bir terslik olduğunda halletmek, vücuda giren bir bakteriyi, virüsü tespit etmek, orduları gönderip imha etmek, mutasyona uğramış hücreleri, kansere dönüşmeden yakalayıp yok etmek… Hepsi beynin göreviydi. Bedendeki hayat beynin yönetimindeydi. Ama bu muhteşem mekanizmanın bir zaafı vardı. Üzgün olduğunda yapamıyordu işini, umarsızlaşıyor, yönetmek zorunda olduğu vücudu ihmal ediyordu. Kanser oluyordu birçokları, üzgün, dikkati dağılmış beyinleri yüzünden. Pi kitabından. İyi geceler…

Nasıl Kanser Oldum?” için 3 yorum

  1. Benim babamda kansere yakalandı onun tam hislerini anlayamam ama bizim için o zamanların tarifini dahi edemiyorum. Hep pozitif olun ,üzülmeyin ,aklınıza kötü şeyler getirmeyin. Çok geçmiş olsun.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s