BOŞLUK

IMG_8450

Davranış şeklimiz bazen bizi yansıtmayabilir. Tek bir görüntüye bakarak sizi yargılayacak insanlara açıklama yapmayın. Hastalığımı yeni öğrendiğim dönemdi. 1 saatlik bir çekimle, hastalık kemiklerime de sıçramış mı diye sintigrafi ile ölçüm yapılmıştı. Tam eve döneceğimiz vakit  öğrenecektim, damardan aldığım radyasyon nedeniyle; oğlumla 24 saat boyunca yakın temasta bulunmamam gerektiğini.  O yüzden çekim sonrası onlar eve araçla dönerken ben peşlerinden taksiyle dönmüştüm.  Oğlum anneannesine gitti, ben evime geçtim.  Kapıdan adımımı atmak üzereyken arkamda komşum ve küçük kızını fark ettim. Adımlarım hızlandı. Kapı üzerlerine kapandı. Hemen asansöre yöneldim zaten diğer asansör ile de eşya taşınıyordu. Muhtemelen davranışıma bir anlam veremediler belki de asansör kapısında bekledikçe sinirlendiler. Ne onlara selam verecek halim vardı, ne de kapıyı tutacak. Hem aynı asansöre binerek küçük çocuğun sağlığını tehlikeye atamazdım. Bilseler kırılmazlardı. Bilmediğimiz ne çok şey var!

Sanırım bu hastalık boyunca verdiğim en doğru karar komşularımla durumumu paylaşmamak oldu. Henüz hiçbirinin bir şeyden haberi yok. Belki ileride bu hastalığı kendi içimde de çözümlediğimde anlatırım. Belki de hiç anlatmam bilemiyorum. Oturduğum sitenin muhteşem bir bahçesi var. Zaman zaman elime kahvemi alıp indiğim oluyor. Durumumu bilselerdi bu huzurla elimde kitabımla o bahçede oturabilir miydim? Zannetmiyorum. Ah ahlar vah vahlar havada uçuşurdu. Aman çokta gençsinler! Niye oldular? Eee hani ben keyif almak için inmiştim. Ne oldu?, bir gidin başımdan. İyi oldu böylesi, iyi…

Son zamanlarda değişen psikolojime ben bile inanamıyorum. Kafamı yataktan hiç kaldırmak istemediğim zamanlar oluyor. Bir de istesem de o gücü kendimde bulamadığım günler… Hala çok şaşkınım. Hep başkalarının başına gelir sandığım şeyi ben de deneyimliyorum. Ne hissettiğimi anlamamanızı dilerim. Çünkü anlamanız için kanser olmanız gerekir! O yüzden kimseye seni anlıyorum demeyin, öğüt vermeyin! İyi niyetle dahi söylenmiş bir kelime dahi karşınızdaki insanda nasıl bir çağrışım yapıyor bilemezsiniz. Bir de siz incitmeyin!

Davranış şeklimiz bazen hiç de bizi yansıtmayabilir. Acıdan döktüğümüz gözyaşı bazen mutluluktan akabilir. Bazen çok çaresiz olduğumuz için ağlarız bazen kırgınlıkla. Çünkü duygularımızı ifade şeklimiz ruh halimize göre değişebilir. Gelgitler yaşıyorsan şanslısın ya da kararsızlıklar, mutsuzluklar hatta sinir krizleri… İnan insanın boşlukta hissetmesinden daha kötü bir hissiyat yok. Mutsuzluğun bile çaresi var da boşluk bambaşka bir şey! Ne yapacağını bilemediğinden gayretini de sıfırlıyor. Telafisi yok gibi, yerini dolduramayacakmışsın gibi… Hep bir iç sızısı, hep bir boğulma hissi… Çığlık atıyormuşsun da duyulmuyormuş gibi… Bir çeşit yokluk.  İçimin en karanlık köşesi! Başka bir şey var açıklayamadığım ama ne?

Sonra bir de bakmışsın ki o boşluğu doldurmak için yaşamışsın. Tüm o arayışlar, gayretler… hayatına girip çıkan insanlar, yeni deneyimler, hobiler…. O boşluk dolsun diye hiç olmadığın birine dönüşmüşsün ama ne fayda? Sonra o içini buran boşluk yaşam nedenin olmuş haberin yok. İşte böyle kendimizden habersiz yaşayıp ölüyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s