BUGÜN DE BÖYLE…

IMG_4378

Bugün kemoterapi aldıktan hemen sonra; 1-1,5 saatlik küçük bir operasyon geçirdim. Doktorum ameliyathanede beni, beton gibi donmuş tavanı seyrederken görünce; ne düşünüyorsun diye sordu… “Hayatım” dedim “Bir anda değişen hayatımı düşünüyorum.” Sorup soracağına bin pişman bir şekilde, psikolojik destek almak zorunda olduğumu yineledi. Kullanılan tedavi yöntemleri esnasında gelişebilecek yan etkiler nedeniyle; Onkolojinin yanı sıra,  Kardiyoloji, Jinekoloji, Plastik Cerrahisi ve bugünlerde tüm tenimi saran sivilcelerden sonra; Dermatoloji bölümlerine zaten gitmek zorundaydım. Bir Psikoloğum eksik kalsın. İstemiyorum!!! İnsan bir süre sonra doktor da görmek istemiyor. Bana kendi yöntemlerim yeter… Mesela biraz enerjim olsaydı kalkar temizlik yapardım. Zaten kendimi ne zaman kötü hissetsem, ne zaman bir şeylerle baş edemeyeceğimi düşünsem hemen temizliğe girişirim. Bir çeşit beyin uyuşturma yöntemi gibi düşünün. Bende her zaman işe yarar. Daha önce çalıştığım reklam ajansında da, strese yenik düştüğüm vakit; mutfağa girer bulaşık yıkardım. Reklam ajansının sahibi bunu neden yaptığımı hiçbir zaman anlayamadı. Beni ne zaman mutfakta görse; “bırak bulaşık yıkamayı, kahve için bile mutfağa girme!, kahve sana gelsin” derdi. O an kapıdan bir müşteri girse bunu ona açıklayamazmış. Çünkü reklamcı olmak havalı olmayı gerektirirdi. Onu da anlıyorum. Reklam verenlerin zihninde yerleşmiş bir reklamcı tanımı var.

Yine bir gün evimi temizlerken karşı apartmanda oturan yaşlı teyze bana boş günün var mı diye seslenmişti. Ona evin hanımı olduğumu anlatmakta oldukça zorlanmıştım. Çünkü şunun şurasında kendi evini kendi temizleyen kaç kişi kaldık öyle değil mi? Bu noktada çalışan hanımları anlıyorum ama ev hanımları neden yardıma ihtiyaç duyar merak ediyorum. Mesela şu anda tüm dünyanın gıpta ile takip ettiği Finlandiya eğitim sisteminin; “kendi işini kendin yapmak üzerine kurgulandığını” biliyor muydunuz? Bizim gibi çocuklarını pamuklara sarmıyor, yollarına gül dökmüyorlar. Sürekli peşinde koşturan, yapılması gerekenleri onun adına yerine getiren ve tüm o kriz anlarında yetişip, çocuğun sorunla baş etme becerisini yerle yeksan eden sorunlu ebeveynlerden değiller. Ayrıyeten ilk sorunda tökezleyen çocuklar yetiştirmek bizim işimiz. Kimseye yedirmeyiz.

Bugün hastanede çok güzel iltifatlar aldım. Anladım ki çok paspal giyinip gidiyormuşum. Altı üstü bir tunik, bir kumaş pantolon giyip gittim, olay oldu. Kendime biraz özen göstermiş olmamı, düzelen psikolojime bağlamış olmalılar. Ama yoo o kadar kolay değil. Bugün şu durumda depresyona girmek bence benim hakkım. Artık zaman zaman yükselen sesimden mi?, bazı tetkikler için kapalı kalma korkumdan mütevellit, bir çocuk gibi onları uğraştırmamdan mı?, ağlama hallerinden midir? bilmiyorum ama  koca hastanede beni herkes tanıyor. Şu sosyal medya hesaplarından takip ettiğim; güçlü, sabırlı, iradeli arkadaşlardan biri değilim.  İmtihanıma sarıldım, misafirimi en iyi şekilde ağırlıyorum, Allah’ım iyi ki de bana verdin paylaşımları gerçek mi gerçekten? Allah aşkına bir ben mi beceremiyorum? İnsanın yüzüne resmen yetersizsin diyorlar. Sahi ne zaman bu blog kanser bloğu oldu? Vallahi ben bu bloğu üstün zekalı çocuklardan bahsetmek için açmıştım. Bu yavrucaklar fark edilsin, körelip gitmesin istemiştim. Neyse ona da sıra gelir inşallah. Yani öyle umuyorum. Kendi işlerimi kendim yapabiliyor durumuna geldiğimde; Sevgili Doktorum Hüseyin Bey bize yemeğe gelecek. Kendisi ile doğru bilinen yanlışları ele alan ve farkındalık oluşturacak bir yazı dizisi hazırlamayı planlıyoruz.

Bu arada tedavim çok iyi gidiyor. Kemoterapinin üçte birlik kısmını geride bıraktık. Doktorum nüksetme endişesiyle işi biraz sıkı tutuyor. Hemen peşinden 1 yıllık akıllı ilaç tedavisi sonrasında da 5 yıllık bir rutin ilaç tedavisi planladılar. Kendimden çok daha kritik durumdaki insanları gördükçe kendime çok kızıyorum. Dökülen saçlarımın yerine elbette yenisi çıkacak ancak henüz bununla baş etme becerisini geliştiremedim. Tipik oğlak burcu kadını. Her zaman temkinli, tedbirli, karamsar… Aman uzak durun onlardan. Sevgilerle. Benden bu kadar…

BUGÜN DE BÖYLE…” için 4 yorum

  1. Senay ablacim tekrar cok gecmis olsun yazini cok samimi buldum bence zaten birilerine faydasi dokunacak ve yardimci olacak. Ir blog bu eline saglik. Konunun onemi yok Rabbim cekemeyecegiz imtihanlar yuklemesin sen cok guclu ozguvenli bir insansin bu gunler gececek eminim. Ayrica o samimiyetsiz postlara yazilarada inanmiyorum tedavinin olumlu gittigine cok mutlu oldum Rabbim sifasini vercektir insalllah sevgiler:)

    Beğen

  2. Çok Geçmiş olsun Şenay Hanım,Rabbim Şafi ismiyle şifalar versin inşallah!Gam yok Allah var.Siz de bilirsiniz ki Rabbimin hikmetinden sual olunmaz.

    Buda geçer Ya Hu…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s