RÜYAMDA GÖRDÜM – KANSER

kemo

Siz rüyalarınıza inanır mısınız? Ben inanırım.

Bir süre önce rüyamda, yeşil parkalı bir adam tarafından kolumda asılı çantamdan çekiştirilerek yolda sürüklendiğimi gördüm. Bağırmak, çığlıklar atmak istedim ama sesim çıkmıyordu. Korkudan ölmek üzereyken uyandım. Her ne kadar rüya olmasına sevinsem de uzunca bir süre etkisinden kurtulamadım. Hatta bir gün sonra katılacağım toplantıya giderken evden çantasız çıktım. Gördüğüm rüyadan bir kaç gün sonra oğlumu okula bırakıp Çamlıca ormanına spora gittim, tabi yine çantasız. Normalde sabah saatlerinde burası İstiklal caddesi gibi kalabalık olur. Yağmur bastırana kadar da yine öyleydi. Yağmuru gören kaçtı, sonra orman birden boşaldı. Tabi ben bunu cok sonra fark edecektim. Çünkü vücutta yağ yakımının başlaması için gereken süreyi doldurmaya odaklanmıştım. Sporumu bitirdim instagram story için video çekiyordum ki arkamda bir genç adam belirdi. Seninle tanışmak istiyorum deyip yanıma yanaştı. O an kan beynime çıktı. Bir kadın bir adamla ormanda niye tanışmak istesin ki? Normal şartlarda adamı sert bir şekilde tersleyip yanımdan uzaklaşmasını istemem gerekirdi ama ben daha da ileri gittim. “Bak şu anda seni videoya çektim ve yayınlıyorum, çabuk defol yanımdan” dedim. Adam çok panik bir şekilde neden bu kadar tepki gösterdiğimi anlayamadığını söyleyerek hızla yanımdan uzaklaştı. İnstagram canlı videoyu bir silah gibi kullanmasam aramızda nasıl bir diyalog yaşanacaktı, düşünmek bile istemiyorum. Bir de bu rüyayı görmesem bu kadar celalli davranır mıydım onu da bilmiyorum. Tabi benim ormanda spor hayatım o gün bitti. Bundan sonraki süreçte sadece güvenlik kulübesinin önünde bir iki tur atıp evime dönmek zorunda kaldım.

Hayatım boyunca, Allah’ın beni rüyalar aracılığıyla uyardığına inandım hep. Aslında çok rüya gören birisi de değilim ama boş rüya da görmem. Son zamanlarda yine çok sık rüya görmeye başlamıştım. Birbirinden bağımsız, insanın huzurunu kaçıran,  bana göre anlamsız ve saçma şeyler… Ancak diyanet onaylı bir siteden anlamına baktığımda hepsinin ömrümün azaldığına dair yorumlandığını fark ettim ama bir önceki rüya kadar üzerinde durmadım. Derken bir gece uyumaya hazırlanırken kaburgamın alt kısmında iki tane şişlik fark ettim. Bir sonraki gün Meryem ablamın 52 mevlüdü olduğu için doktora gitme işini bir gün askıya aldım. Mevlütde şişliği görümcesine gösterip ne kadar huzursuzlandığımı anlattım. Bana daha önce varlığından haberdar olmadığım, özel bir üniversitenin hastanesini önerdi. Eşi Devlet Deniz Yollarının emekli Genel Müdürü olduğu ve belli bir yaşam kalitesine sahip oldukları için hastane konusunda tereddüt etmeden hemen randevumu aldım. Doktorum; “ bir sıkıntının olduğunu tahmin etmiyorum” dedi. Beni fazlaca evhamlı buldu. Kendimi psikolojik olarak kandırıyormuşum. Bu şişlikler de vücudumun doğal yapısıymış ve kilo almaya bağlı olarak oluşan yağ bezeleriymiş. Israrla karşı çıktım. “Bedenimi benden iyi tanıyor olamazsınız. Ben kilo alırken vücudum bu şekilde deforme olmaz, bir sıkıntı olduğuna eminim. Zaten bir suredir ağrı da hissediyordum ama şişliği fark edene kadar doktora gelme işini hep ertelemiştim” dedim. Israrlarımla birkaç tahlil önerip, uzunca bir tatile çıktı. Bu süreçte ben panikle 2 farklı doktora daha göründüm hepsi aynı görüşü savunuyorlardı. En sonunda bir tanesine patladım; “Hiç kimse beni bunun psikolojik bir nedenle oluştuğuna inandıramaz, ben psikolojiye inanmıyorum. Sebepsiz vücutta bir şişlik oluşmaz” dedim, odadan çıktık. Çıkar çıkmaz Eşim; “insanlara çok kötü davrandığının farkında değil misin? Senin karşındaki bir doktor. Neden kabul etmek istemiyorsun bir şeyin yok.” diye çıkıştı. Eve döndüm “anne beni öldürüyorlar, derdimi kimseye anlatamıyorum” dedim. Ben bunun rüyasını görmüşüm biliyorum, kötü bir şey var. Eminim. Daha ne diyeyim. Bu zaman diliminde anneme Emir’in yumurtasını nasıl yediğini, hangi yemeği nasıl pişirirsem tükettiğini, en sevdiği böreğin tarifini verdim. Hatta biraz sarıp buzluğa da kaldırdım. Sabah nasıl uyandırılmayı sevdiğini, akşam kaçta uyuması gerektiğini filan anlattım. Bizimkilere çok az ömrümün kaldığını, arkamdan dağılmamalarını, gerekirse psikolojik destek alarak hemen toparlanmalarını çünkü oğluma bakacaklarını söyleyip duruyordum. Bana ne kadar kızdıklarını tahmin edersiniz.

Neyse hastaneye verdiğim tahlillerin sonucu çıktı. Doktor da dahil herkes şoke. Ben de tepki yok. Çünkü biliyordum. Sana bildiğin bir şey söylense tepkin nasıl olursa öyleydi işte. Üstelik yeni bir oluşum da değilmiş. Yıllardır bu hastalık vücudumda kök salıyormuş da haberim yokmuş. Duyduğum an aklıma gelen ilk şey ölen insanlar da özler mi oldu. Oğlumu özlemeye dayanamazdım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s