MÜTEVAZI İNSANLARI KAYBETMEYİN

img_7526

Atatürk’ün smokinlerini diken aile olarak bilinen Kordonciyan ailesinin 4. Kuşak oğlu Levon Kordonciyan’ı sanırım herkes bilir. Kordonciyan ailesi ülkemizin önde gelen isimlerini giydirmekle kalmamış, Barack Obama, Brad Pitt, Russell Crowe, Hugh Jackman, Sean Connery, Robert De Niro ve Marlon Brando gibi dünyaya mal olmuş isimleri de giydirerek ülkemize büyük bir katkı sağlamıştır. Böyle bir insanla tanışmış olmak gerçekten çok heyecan verici.

Geçen yıllarda çalıştığım moda dergisi adına, kendisinin bir basın davetine katılmıştık. Açık büfeden oluşan kahvaltılı bir organizasyondu. Tabağımıza dilediklerimizden alıp yerimize oturduk. Sonra papyonlu bir beyefendi biz rahat edelim diye getirip önümüze bir sehpa koydu. Bu arada arkadaşım beyefendiden ekstra taleplerde bulundu. O an ağzımı açıp tek kelime edemedim ama renkten renge girdim deyiminin sanıyorum hakkını verdim. Ne zaman ki beyefendi yanımızdan uzaklaştı o zaman dönüp arkadaşıma; “Levon Kordonciyan’ın kendisine garson muamelesi yaptın” diyebildim. O sırada yaşanan şaşkınlığı sanırım anlatmama gerek yok.  Sahi biz neden başarının yanına mütevazılığı yakıştıramıyoruz? İnsanın kendini bilmesi neden bu kadar tuhaf?

Hangi markalardan giyindiğinin, kimlerle oturup kalktığının ve hangi mekanlarda göründüğünün birincil kalite göstergesi kabul edildiği günümüzde; nasıl kaliteli görünürümden çok nasıl kaliteli (nitelikli) olurum derdine düşmüş herkese selam olsun. Oysa kalite görünür bir şey değil ki, hissedilir bir şeydir. Kendi kumaşında kalite yokken, elbisen chanel kumaşından olmuş kaç yazar?  Geçenlerde okuduğum bir makalede Nobel Ödülü almış bir profesörü öğrencisi olan yine başka bir bilim adamı aynen şöyle tanımlıyordu; “En önemli özelliği mütevazı olmasıdır. Bilimsel konuları çok net, basit anlatır ve iyi özetler, her zaman güler yüzlüdür, gösterişten çok uzaktır” Aynen Montaigne’nin benzetmesindeki gibi; “insanlar başaklara benzer, içleri boşken başları hep havada olur.”

Bilmiyorum belki yaşın getirdiği bir şeydir, bu yüzden kimseyi eleştirmek istemiyorum ama “ben oldum” yanılgısına vaktiyle düşmüş biri olarak söyleme ihtiyacı duydum. Yapmayın sonra geriye dönüp baktığınızda yüzünüz kızarmasın.

Basit düşünüp, basit davranmayan, seni egosuyla yormayan ve kendi fikrini dikte etmeye çalışmayan insanlara  sımsıkı sarılın. Kaybetmeyin. Zira bu insanların sayıları oldukça az.

MÜTEVAZI İNSANLARI KAYBETMEYİN” için 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s