GÖRÜNTÜ VAR SES YOK

image7-1
Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayı’ndan selamlar. Rehber eşliğinde, 30 kisilik  olduğunu tahmin ettiğim bir grup insanla sarayın devasa büyüklükteki odalarında turumuz başladı. Odaların kapısında kime ait olduğunun dışında bir bilgi yok. Rehber de zaten broşürde de yazan Fransız Baccarat kristalinden avizeler, Hereke halıları, Mısır’dan getirtilen hasırlar ve benzer konulardan başka bilgi paylaşmadı. İçeride fotoğraf çekmek yasak olduğu için her bir detayı hafızamıza aldık. Ama ne yazık ki bahçedeki boyu 10 metreyi bulan bambu ormanının neden oluşturulduğundan ne de sarayın Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi gibi önemli devlet adamlarını ağırladığından bahsetmediler. Mobilya dükkânı gezer gibi bakıp çıktık. Devlet müzelerinde bir türlü “doydum” hissini neden yaşayamadığımı bu geziyle anladım. Çünkü “kurgu yok” Kendimi resme bakmış gibi hissettim. İnsanı empati yapmaya, düşünmeye, araştırmaya, hayal etmeye iten hiç bir olgu yok. Müzeyi müze yapan vitrin arkasında sergilenen o objeler mi ki hikayesi paylaşılmıyor. Bakın size bir örnek vereceğim;

image2-1
Beylerbeyi Sarayı, Bambu Ormanı

Yıllar önce Amerika’da gezdiğim ve dört duvar, bir avizeden oluşan Alamo Kalesi bile tek basına ülkemize gelen toplam turist sayısından çok daha fazlasını çekiyor. Kalenin ne hikayesi bizim şanlı Türk tarihimizin yanından geçebilir ne de mimarisi. Hikayesi destanlaştırılmış, orta ölçekli bir ev boyutunda, derme çatma bir yapıdan bahsediyorum. Bu nasıl bir sunumdur? Nasıl muazzam bir pazarlama şeklidir ki insanlar akın akın geliyor.

image1
Alamo Kalesi, San Antonio, Texas, USA

Mesela Beylerbeyi Sarayında, ömrünün son 6 yılını hapis hayatı yaşayarak geçiren Sultan Abdülhamit’in içinde bulunduğu ruh durumunu, zamanını neyle geçirdiğini veya sarayda ağırlanan yabancı devlet büyüklerinin ortak mutfağı mı kullandığı yoksa kendi mutfak ekibi ve kendi malzemeleriyle mi konakladığını öğrenmek isterdim. Ya da Sultan Abdülhamit’ in sarayın yemek salonunda bulunan ve ismini taşıyan sandalyelerin kendi marangozhanesinden çıktığı ve hatta birkaçının sultan tarafından üretilmiş olabileceği bilgisine sahip olsaydım çok daha fazla heyecan duyar ve geziden çok daha memnun ayrılabilirdim. Bu nedenle tavsiyem ders çalışıp gitmenizdir. Ki şunu da belirteyim, bu anlamda özel müzelerin kurgusunu beğeniyorum. Gittiğimiz bir müze veya sergiyi evde oğlumla 1 hafta boyunca konuşabiliyoruz.  Tarihe olan merakı yeni yeni filizlenmeye başlamış biri olarak fazla mı heyecan gösteriyorum bilemiyorum ama bence bir ulus gençliğe matematikten önce şanlı tarihini öğretmeli diye düşünüyorum. Bu arada merak edenler için bambu ormanı bahçedeki erozyonu önlemek amacıyla oluşturulmuş ve sarayla aynı yaşta. Ne kadar heyecan verici değil mi? Bugün Cumartesi hadi Beylerbeyi Sarayı’na.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s